BASIN AÇIKLAMASI: SAĞLIK HAKKI, KORONAVİRÜS ve MÜLTECİLER

    Bilindiği üzere, Koronavirüs (COVİD-19) salgını 12.02.2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayılma hızı da dikkate alınarak Pandemik bir hastalık olarak tanımlanmış ve her bir Covid-19 vakasının test, tespit, izole ve tedavi edilmesi hususunda tüm ülkeler uyarılmıştır.

    Türkiye’de ilk vakanın tespitinden önce salgınla mücadele için çeşitli önlemler hayata geçirilmeye başlanmıştır. Hastalık özellikle solunum ve temas ile bulaştığı bu salgından korunmak için tavsiye edilen önlemlerin başında, hasta kişi ile temastan ve kalabalıklardan kaçınma ve izolasyon ile hastalık belirtilerinin ortaya çıkması halinde derhal maske takarak ve diğer önlemleri alarak her ilde belirlenen sağlık kuruluşlarından birine başvurmak gelmektedir.

    Koronavirüs (COVİD-19) salgını sebebiyle, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, İl Göç İdaresi Müdürlükleri, Geri Gönderme Merkezleri, Geçici Barınma Merkezleri ile Kabul ve Barınma Merkezlerinde gerekli önlemlerin alındığını açıklamıştır. Binalarda dezenfekte uygulamalarının yapıldığı, personelin ihtiyaç duyduğu maske, eldiven, dezenfektanların kullanıldığı, personeline gerekli eğitim verildiği ve il müdürlüklerinde yoğunluğun azaltılması için ikamet, uluslararası koruma ve diğer müracaatlarla ilgili düzenlemelerin yapıldığı bildirilmiştir.

    Gerek yayılma hızı yüksek bulaşıcı bu salgın döneminde, toplumun her kesimi gibi mülteci ve sığınmacılar ile göçmenleri de kapsayacak önlemler de ihtiyaç duyulmaktadır.

    Ancak, uluslararası koruma başvuru ve statü sahiplerinin sağlık sigortalarının kayıttan  bir yıl sonra kapatılması ve sadece özel ihtiyaç sahibi olarak değerlendirilen kişilerin sigortasının devam etmesine dair 06.12.2019 tarihinde Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) 89. Madde, 3. fıkra (a) bendinde bir değişiklik getirilmiştir. Bu değişiklik ile, Türkiye’nin çeşitli illerinde uluslararası koruma sahiplerinin sigortaları kapatılmaya başlanmıştır. Çalışma izni alamayan, düzenli geliri olmayan, üstelik zorunlu göçün yol açtığı birçok fiziksel ve psikolojik sağlık sorunu yaşayan yüzbinlerce kişinin, temel bir hak olan sağlık hakkına erişimini bu yolla engellenmiş ve Koronavirüs ile mücadelede daha ağır koşullar ve riskler ile karşı karşıya kalmışlardır.

    Anılı kanun değişikliği ile genel sağlık sigortaları iptal edilen uluslararası koruma statü/başvuru sahiplerinin, Koronavirüs belirtileri dahil bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalmaları halinde bir sağlık kuruluşuna erişememe ihtimali doğmuştur. Böyle bir durum, sağlık sorunu yaşayan kişi için ciddi ve hayati riskler doğurabileceği gibi, şu anda yaşamakta olduğumuz salgının yayılmasına ve bir halk sağlığı problemi haline gelmesine sebep olabilecektir. Gerek temel bir hak olan sağlık hakkında erişimin sağlanması gerekse böylesi bir salgın döneminde, ülkemizde uluslararası koruma kapsamında olanların genel sağlık sigortalarının tekrar aktif hale getirilmesi ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda Yabancılar ve Uluslararası Kanunu’nda yapılan değişikliğin acilen geri alınması gerekmektedir.

    Bilindiği gibi, 28.02.2020 tarihinde Türkiye’nin sınır kontrollerini kaldırmasının ardından çok sayıda mülteci ve göçmenin özellikle Yunanistan ile kara sınırlarında birikmeye başladığı görülmüştür. Yunanistan ile kara sınır kapılarından biri olan Pazarkule sınır kapısı çevresinde sayısı binlerle ifade edilen mülteci ve göçmenler, yirmi gündür güvenlik, barınma, sağlıklı beslenme, temizlik ve hijyen gibi en temel ihtiyaçlarının dahi karşılanmasının mümkün olmadığı bir ortamda beklemektedir. Koşullar nedeniyle vücut direnci düşmüş bu insanlar, çok sınırlı sağlık hizmetinin olduğu bir ortamda, salgın için kırılgan grubu oluşturmaktadır. Kaldı ki, Yunanistan’da da Koronavirüsten etkilenmekte ve mültecilerin bulunduğu kamplarda Koronavirüs tespit edilmeye başlandığı bilinmektedir. Salgının sınırda bekleyen bu grup içinde yayılması, can kaybını da içeren çok vahim sonuçlar doğurabilir.

    Ayrıca, mültecilerin barındığı merkezler ile sınır dışı edilmek üzere özgürlüğünden yoksun şekilde tutulduğu geri gönderme merkezlerindeki mülteci ve göçmenler de benzer riskler ile karşı karşıyadır. Bu merkezlerde mülteciler toplu şekilde ve salgının yayılması muhtemel koşullarda yaşamaktadır.

    Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, geri gönderme merkezlerinde Koronavirüse karşı alınan tedbirlerle ilgili paylaşımında, merkeze alınan yabancıların on dört gün boyunca salıverme ve sınır dışı işlemlerinin gerçekleşmeyeceğini ve bu süre içinde merkezlerde ayrı bir bölümde tutulacaklarını bildirmiştir. Gerekli görüldüğü takdirde merkezlere ziyaretlerin kısıtlanabileceği belirtilmiştir.

    Geri gönderme merkezleri, kişilerin özgürlüklerinden mahrum edildikleri yerlerdir ve idari gözetim altında tutulan kişilerin bedensel ve ruhsal sağlığının korunması, devletin pozitif yükümlülüğüdür. Salgın nedeniyle öncelikle Koronavirüs olmak üzere geri gönderme merkezlerinde sıklıkla karşılaşılan dermatolojik rahatsızlıklar ve diğer tüm sağlık sorunları için tüm önlemlerin ivedilikle alınması gerekmektedir. İdari gözetim kararlarının ise, öncelikle alternatif yöntemler düşünülerek ve sadece mutlak zorunluluk hallerinde, son tedbir olarak alınması gerektiğini hatırlatmak isteriz.

    Aralık 2019’da Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikler, sınır dışı kararına itiraz süresini yedi güne indirmiştir. Yedi gün sınırlaması, adalete erişim hakkını zaten ciddi ölçüde kısıtlarken, salgın döneminde bunun yol açabileceği ilave sorunlar olacaktır. Sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezlerinde alıkonan kişilerin Koronavirüs nedeniyle on dört gün ayrı bir bölümde tutulmasına ve ziyaretlerin kısıtlanmasına yönelik önlemler, sınır dışı kararına itiraz hakkını kullanabilmeyi imkansız kılabilir. Adalete erişim hakkının kullanılabilmesi için, sınır dışı kararına itirazda yedi gün sınırlandırmasının kaldırılması ve Kanunda hükmedildiği gibi itiraz etmek isteyenlerin etkin bir şekilde bu hakkı kullanmasının sağlanması gerekmektedir.

    Koronavirüs salgını ortamında temel ve istisnaya yer vermeyen “Non-refoulement/Geri Gönderme Yasağı” ilkesine de büyük bir titizlikle uyulması gerekmektedir. Bu bağlamda, hiç kimsenin Koronavirüs salgınının görüldüğü yerlere sınır dışı edilmemesi; sınırlarımıza gelen ve koruma ihtiyacı olan kişilerin, gerekli sağlık önlemlerini alınarak iltica sistemine erişimlerinin sağlanması ve sınırdan geri çevirme veya geri itme gibi uygulamaların engellenmesi gerekmektedir.

    Gerek sağlık hakkına erişim ve Koronavirüs salgını karşısında alınması gereken tedbirler gerekse ilticaya erişim ve adalete erişim hakları bağlamında Sağlık Bakanlığı ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve tüm yetkililere çağrımız:

    • Kanun değişikliği ile genel sağlık sigortası kapatılan uluslararası koruma başvuru ve statü sahiplerinin ivedilikle tekrar genel sağlık sigortası kapsamına alınması ve sosyal medya ve telefon mesajı yoluyla mülteci ve sığınmacıların bu durumdan haberdar edilmesi;
    • Edirne ili Pazarkule sınır kapısında günlerdir zor şartlarda bekleyenler ve çalışanlar için bölgede gerekli ve yeterli sağlık hizmetinin sağlanması; salgını önleyici sağlık tedbirlerinin ivedilikle alınması;
    • Barınma ve geri gönderme merkezlerinde tutulan mülteci ve göçmenlerin salgına karşı ve diğer sağlık ihtiyaçları için gerekli tedbirlerin alınması, yeterli sağlık hizmetinin sağlanması;
    • Özellikle idari gözetim altında tutulan kişilerin sınır dışı kararına itirazlarında süre sınırlamasının kaldırılması ve talep edenlerin itiraz hakkını etkin şekilde kullanabilmesi için gerekli önlemlerin alınması;
    • Koronavirüs’e karşı gerekli sağlık tedbirleri alınarak, ülkeye erişim dahil “Geri Gönderme Yasağı/Non-Refoulement” ilkesinin ihlal edilmemesi;
    • Ülkemizde düzensiz olarak bulunan yabancıların öncelikle Koronavirüs ile ilgili sağlık hizmetleri ve temel sağlık hizmetleri olmak üzere, sağlık hakkına erişimlerinin sağlanması;
    • Koronavirüs salgını ile ilgili sağlık tedbirleri alınırken insan hakları ve iltica/göç hukukunun temel ilkelerine, ulusal ve uluslararası yükümlülüklere saygı duyulmasıdır.

     

    ©2016 Tüm hakları saklıdır. Mültecilerle Dayanışma Derneği.

    User Login